Ana içeriğe atla

Hoşgeldin Ekim Ayı

Kendimde yeni bir şey fark ettim.
Yazamamamın nedenini tembelliğe bağlayıp onun arkasına saklanıyormuşum.
Tembellikten diyerek geçiyormuşum, aslında öyle değilmiş.
Uzun zaman yazamamamın nedeni duygularımla alakalıymış,
Kalbim odaklandığım şeylere sınır koyup çizgimi aşmama mani oluyormuş meğer, henüz fark ettim.
Duygu yoğunluğu, yeni bir şeylerin başlangıcı gibi şeyler insanın zihnini çok fazla oyalıyormuş.
Hayal kurmak yarına dair olan ümidimizi,
Ümidimiz de inancımızı tazeliyormuş.
Ben uzun zamandır da hayal kurmadığımı fark ettim.
Zamanın hızlı geçmesinden çok nasıl geçtiğini hatırlayamama kısmından korkuyorum.
O yüzden zaman farkında olarak geçsin istiyorum.
Yada zaman şimdi dursun ben farkında olmaya başlayınca geçmeye başlasın istiyorum.




Yorumlar

  1. Ümitsiz yaşanmaz ki.Zaman da öyle birşeyki en mutlu anlarımızda hızlıca geçiyo.Dur desen durmaz.Kötü anlarda da hiç geçmez.Bazen bende yaşayalım ve hemen bitsin ömrümüz derim.Gidelim bir an önce gerçek aşka gidelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen zaman su gibi akıp geçsin, bazen de lütfen önce bizi beklesin istiyoruz.
      Garip varlıklarız :)

      Sil
  2. Bu ara herkeste gündem aynı , zamansızlık.Bir yerlerde bir yanlışımız var ama bulamıyorum;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum, ben de kendi yanlışımın peşindeyim bu kadar yoğunluğun içinde bir şeyler eksik ama ney :))

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)



Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^