Hayat ne garip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat ne garip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2026 Çarşamba

Bir Sayfa Kapandı: Kendimle Yüzleştiğim Günler

Ben zaten yalnızdım.

Ama artık tahammül edecek gücüm kalmamıştı.

Günlerden bir gün benim için bir sayfa kapandı.

O tartışmak istedi.

Olayı büyütmek istedi.

Ama neden ayrıldığımızı bile tam olarak anladığından emin değilim.

Ben ise artık dönmeyeceğimi biliyordum.

Birkaç hafta içinde…

Bir kere bile kavga etmeden, sessiz sedasız bir şekilde ayrıldık.

O günler çok düşündüm.

Çok ölçtüm.

Çok tarttım.

Ama artık emindim.

Bundan sonrası hem kendime, hem ona, hem de çocuğuma haksızlıktı.

Eğer bir ilişkide talep ettiğin hiçbir şey yoksa…

Eğer ceketini alıp çıkan aslında hep sensen…

O zaman ayrılmak o kadar da zor olmuyor.

Bizim için de öyle oldu

Yıllar Sonra

Bugün…

Üzerinden yıllar geçti.

Geçmişe duyduğum hiçbir özlem yok.

Onunla ilgili hatırladığım hiçbir kötü anım da yok.

Bedduam yok.

Duam şu ki, onun da olmasın.

Ben yaşadıklarımdan çok şey öğrendim.

Öğrenmeyi öğrendim.

Kendimi dinlemeyi öğrendim.

Nefes almayı öğrendim.

Bakmakla görmek arasındaki farkın ne demek olduğunu öğrendim.

Belki dışarıdan bakınca kaybetmiş gibi görünüyorum.

Ama aslında çok şey kazandım.

Bugünkü halimden memnunum.

Daha iyi olmak için…

Daha iyi bir anne olmak için…

Daha iyi bir insan olmak için elimden gelenin fazlasını yapmaya hazırım.

Çünkü artık şunu biliyorum:

İnsan hata yapabilir.

Yanlış yapabilir.

Ama bu dünyanın sonu değildir.

Her zaman yeniden başlamak mümkündür.

Küçük Ama Önemli Bir Değişim

Eskiden kıyafetlerim hep siyahtı.

Bunun farkında bile değildim.

Sonra ilk önce şunu öğrendim:

Rengini değiştirmeyi.

Belki de hayat bazen böyle başlıyor.

Küçük bir değişimle…


16 Temmuz 2014 Çarşamba

Hayat Çok Garip

Dört kız evlada sahip olan bir baba erkek evlat istediği için tekrar evlenir.
İkinci defa evlendiği eşinden doğan ilk çocuk erkektir.
Lâkin bu durumu kıskançlıkla sonlandıran üvey annenin, henüz üç aylık olan bebeğin yüzüne kimyasal bir madde atması sonucu minik bebeğin gözleri görmez olur.
Dahası, vefat eden babanın ardından, henüz iki yaşında olan bebeğin öz annesi tekrar evlenebilmek için bebeğini diri diri toprağa gömmek ister.
Bebek köylüler tarafından kurtarılıp, halasına teslim edilir.
Ve bu bebek 9 yaşında hafız olur.

Ne acı bir hikâye değil mi.

Kani Karaca'yı dinlemeyi severim. Dinlemeyi sevdiğim birinin hayatı hakkında bilgi edinmek istediğimde öğrendiklerim böyleydi.
Ne kadar hüzünlü başlasa da sonrasında Hafız olmak, bir çok kişi tarafından tanınmak
Ve bir çok kişinin hayranlıkla dinlediği bir isim olmak hüznün mükâfatı gibi duruyor.



Çok severim bu ilahiyi, özellikle de çok sevdiğim Kani Karaca'nın sesinden dinlemeyi..


Yıllar Sonra - Hayatın Bana Öğrettikleri: Kendimle Yüzleştiğim Günler

“Yıllar geçti” desem… Evet. Gerçekten çok yıllar geçti. Şükür ki geçti. Ama ilginç olan şu: O gün karar verdiğimdeki ben ile bugünkü be...