Hayat Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat Hikayesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2026 Cumartesi

Yıllar Sonra - Hayatın Bana Öğrettikleri: Kendimle Yüzleştiğim Günler

“Yıllar geçti” desem…

Evet.

Gerçekten çok yıllar geçti.

Şükür ki geçti.

Ama ilginç olan şu:

O gün karar verdiğimdeki ben ile bugünkü ben arasında aslında çok büyük bir fark yok.

Belki de o evlilik bana en büyük hayat dersimi verdi.

İnsan bazen yaşadıklarıyla büyüyor.

Buraya kadar okuduysanız artık birbirimizi biraz anlayabiliyoruz sanırım.

Ve artık şunu biliyorum:

Yalnız değilim.

Bu Hikâyeyi Neden Anlattım?

Bir mülakat sorusu.


Geçenlerde bir mülakata girdim.

Üniversiteyi evlendikten sonra tamamlamıştım ve puanlarım çok da yüksek değildi.

Ama ayrıldıktan sonra…

Puanlarım yükseldi.

Cildim tazelendi, gerginliklerimiden uzaklaşmak hayatımdaki enerjiyi güzelleştirdi. 

Bazı kararlar aldım ama en önemlisi uygulayabildim. 

Mülakatta bana bir soru soruldu: 

“Neden daha önce notlarınız düşükmüş de sonra yükselmiş?”

Bir an düşündüm.

Sonra şöyle cevap verdim:

“Okumanın kıymetini insan o yaşlarda pek anlayamıyor.

Ben yeni yeni öğrendim.”

Gülüştük.

Sonra birisi şöyle dedi:

“Şaşırtıcı bir başarı hikâyesi.”

Hayatın Bana Öğrettiği En Önemli Şey

Bugün geriye baktığımda şunu çok net söyleyebilirim:

Seni ileriye taşımayan,

Seni geriye götüren hiçbir şeyin hayatında yeri olmamalı.

Bu bir insan olabilir.

Bir alışkanlık olabilir.

Bir korku olabilir.


Ama insan bazen bunu anlamak için yıllar harcıyor.

Ben bu yoldan çok şey öğrenerek çıktım.

Kendimi dinlemeyi öğrendim.

Ayağa kalkmayı öğrendim.

Yeniden başlamayı öğrendim.

Ve bugün hâlâ öğrenmeye devam ediyorum.

Belki de yaşadıklarımın en güzel tarafı bu oldu.

İnsanın kendini yeniden keşfedebilmesi.


25 Mart 2026 Çarşamba

Görünmez Olduğunu Hissetmek – Yalnızlığın En Ağır Hali: Kendimle Yüzleştiğim Günler

Artık Sustum.

Bir noktadan sonra sustum.

Gerçekten sustum.

Eskisi gibi kavga etmiyordum artık.

Tartışmıyordum da.

Bir süre sonra onunla ilgili hiçbir şey umurumda bile olmaz oldu.

İnsanın hayatında biri varken görünmez olmak…

İşte bu çok ağır bir duygu.

Bunu kabul etmem kolay olmadı.

Yıllarım geçti.

Yalnızlık bazen sessiz gelir.

Kavga yoktur.

Tartışma yoktur.

Sadece sessizlik vardır.


Ve o sessizliğin içinde insan yavaş yavaş kendini kaybetmeye başlar.

Ben de öyle oldum.

Bir gün iş seyahati için yola çıktım. 

Orada beklemediğim zor bir durumla karşılaştım ve bir anda yeniden güçlü olmak zorunda kaldım.

Bazen hayat seni hazırlıksız yakalar ama yine de güçlü görünmek zorunda kalırsın.

O zor anların içinde bir iş yeri sahibi ve çalışanları bana çok yardımcı oldu.

Hiç tanımadığın insanların gösterdiği iyilik haline şaşırmış olmak bile çok ilginç.

Ama uçağa bindiğimde bütün gerginlik üzerime çöktü.


Stresten adım atacak gücüm kalmamıştı.

Düşmüştüm.

Ama kimseyi haberdar edememiştim.

Telefonumun şarjı da bitmek üzereydi.

O an sadece şunu düşündüm:

“Eşim gelir beni alır… eve gidince bugünü unuturum.”


Aradım.

Gelir misin? Dedim, 

Gelmedi.

Evin önüne gelmiştim.

Yukarı çıkacak gücüm yoktu.

Elimdeki eşyaları taşıyamıyordum.

Telefon açtım ve sadece şunu söyledim:

“Evin önündeyim. Aşağıda bekliyorum.”

Gelmedi.

Ve o an şunu fark ettim.

Daha doğrusu o gerçekle bir kere daha yüzleştim. 

“Ben zaten yalnızdım!”

21 Mart 2026 Cumartesi

Hayatın İçinden: Kendimle Yüzleştiğim Günler

Hayatta bazı dönemler vardır…

İnsan farkında olmadan kendini kaybetmeye başlar.

Benim için de öyle oldu.

Bir zamanlar kendine çok güvenen biri olarak, bir gün aynaya baktığımda tanıyamadığım birini gördüm.

Sanki o kişi ben değildim.

Eskiden kendine özenen, hayatı seven, mutlu olmanın yollarını arayan biriydim.

Ama zamanla bunların hepsini bir kenara bırakmıştım.

Sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor, günleri sadece geçirmek için yaşıyordum.

İnsan bazen hayatın içinde kaybolduğunu çok geç fark ediyor.

Bu Nokta da Yalnızlık İnsana Çok Şey Öğretiyor

Yalnızlık ilk başta insana ağır geliyor.

Ama sonra fark ediyorsun ki yalnızlık aslında bir öğretmen gibi.

Sana şu soruları sorduruyor:

- Ben gerçekten ne istiyorum?

- Neden mutlu değilim?

- Kendimi ne zaman kaybettim ?

Bu sorular kolay değil.

Ama insan kendini tanımaya başladığında hayatın değişmeye başladığını fark ediyor.

Bir gün uzun bir yürüyüşten sonra kendi kendime şunu söyledim:

“Bu böyle devam edemez.”


Hayatta mutlu olmak için bazen büyük değişiklikler değil, küçük adımlar gerekiyor.

Ben de küçük adımlar atmaya başladım.

Önce kendime zaman ayırdım.

Uzun yürüyüşler yaptım.

Sessizce düşünmeye başladım.

Kendimi dinlemeye başladım.

Belki de ilk defa gerçekten kendimi dinliyordum.

O dönem bana çok şey öğretti.


Şunu anladım:

- İnsan bazen kendine fazla güvenir ve hatalarını göremez! 

- Hayat bazen seni durdurur ve düşünmeye zorlar 

- Ama her zorluk aslında bir hayat dersi bırakır. 

Benim için de öyle oldu.

Belki de o zor günler olmasaydı, kendimi tanımayı hiç öğrenemeyecektim.

Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:

İnsan bazen kaybolmadan kendini bulamıyor.

Ben de kayboldum.

Ama o kayboluşun içinde kendimi yeniden tanımaya başladım.

Belki de hayatın en önemli yolculuğu budur:

İnsanın kendini bulma yolculuğu.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Hayat Çok Garip

Dört kız evlada sahip olan bir baba erkek evlat istediği için tekrar evlenir.
İkinci defa evlendiği eşinden doğan ilk çocuk erkektir.
Lâkin bu durumu kıskançlıkla sonlandıran üvey annenin, henüz üç aylık olan bebeğin yüzüne kimyasal bir madde atması sonucu minik bebeğin gözleri görmez olur.
Dahası, vefat eden babanın ardından, henüz iki yaşında olan bebeğin öz annesi tekrar evlenebilmek için bebeğini diri diri toprağa gömmek ister.
Bebek köylüler tarafından kurtarılıp, halasına teslim edilir.
Ve bu bebek 9 yaşında hafız olur.

Ne acı bir hikâye değil mi.

Kani Karaca'yı dinlemeyi severim. Dinlemeyi sevdiğim birinin hayatı hakkında bilgi edinmek istediğimde öğrendiklerim böyleydi.
Ne kadar hüzünlü başlasa da sonrasında Hafız olmak, bir çok kişi tarafından tanınmak
Ve bir çok kişinin hayranlıkla dinlediği bir isim olmak hüznün mükâfatı gibi duruyor.



Çok severim bu ilahiyi, özellikle de çok sevdiğim Kani Karaca'nın sesinden dinlemeyi..


Yıllar Sonra - Hayatın Bana Öğrettikleri: Kendimle Yüzleştiğim Günler

“Yıllar geçti” desem… Evet. Gerçekten çok yıllar geçti. Şükür ki geçti. Ama ilginç olan şu: O gün karar verdiğimdeki ben ile bugünkü be...