Hayat bir koşturmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat bir koşturmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2026 Çarşamba

Görünmez Olduğunu Hissetmek – Yalnızlığın En Ağır Hali: Kendimle Yüzleştiğim Günler

Artık Sustum.

Bir noktadan sonra sustum.

Gerçekten sustum.

Eskisi gibi kavga etmiyordum artık.

Tartışmıyordum da.

Bir süre sonra onunla ilgili hiçbir şey umurumda bile olmaz oldu.

İnsanın hayatında biri varken görünmez olmak…

İşte bu çok ağır bir duygu.

Bunu kabul etmem kolay olmadı.

Yıllarım geçti.

Yalnızlık bazen sessiz gelir.

Kavga yoktur.

Tartışma yoktur.

Sadece sessizlik vardır.


Ve o sessizliğin içinde insan yavaş yavaş kendini kaybetmeye başlar.

Ben de öyle oldum.

Bir gün iş seyahati için yola çıktım. 

Orada beklemediğim zor bir durumla karşılaştım ve bir anda yeniden güçlü olmak zorunda kaldım.

Bazen hayat seni hazırlıksız yakalar ama yine de güçlü görünmek zorunda kalırsın.

O zor anların içinde bir iş yeri sahibi ve çalışanları bana çok yardımcı oldu.

Hiç tanımadığın insanların gösterdiği iyilik haline şaşırmış olmak bile çok ilginç.

Ama uçağa bindiğimde bütün gerginlik üzerime çöktü.


Stresten adım atacak gücüm kalmamıştı.

Düşmüştüm.

Ama kimseyi haberdar edememiştim.

Telefonumun şarjı da bitmek üzereydi.

O an sadece şunu düşündüm:

“Eşim gelir beni alır… eve gidince bugünü unuturum.”


Aradım.

Gelir misin? Dedim, 

Gelmedi.

Evin önüne gelmiştim.

Yukarı çıkacak gücüm yoktu.

Elimdeki eşyaları taşıyamıyordum.

Telefon açtım ve sadece şunu söyledim:

“Evin önündeyim. Aşağıda bekliyorum.”

Gelmedi.

Ve o an şunu fark ettim.

Daha doğrusu o gerçekle bir kere daha yüzleştim. 

“Ben zaten yalnızdım!”

21 Mart 2026 Cumartesi

Hayatın İçinden: Kendimle Yüzleştiğim Günler

Hayatta bazı dönemler vardır…

İnsan farkında olmadan kendini kaybetmeye başlar.

Benim için de öyle oldu.

Bir zamanlar kendine çok güvenen biri olarak, bir gün aynaya baktığımda tanıyamadığım birini gördüm.

Sanki o kişi ben değildim.

Eskiden kendine özenen, hayatı seven, mutlu olmanın yollarını arayan biriydim.

Ama zamanla bunların hepsini bir kenara bırakmıştım.

Sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor, günleri sadece geçirmek için yaşıyordum.

İnsan bazen hayatın içinde kaybolduğunu çok geç fark ediyor.

Bu Nokta da Yalnızlık İnsana Çok Şey Öğretiyor

Yalnızlık ilk başta insana ağır geliyor.

Ama sonra fark ediyorsun ki yalnızlık aslında bir öğretmen gibi.

Sana şu soruları sorduruyor:

- Ben gerçekten ne istiyorum?

- Neden mutlu değilim?

- Kendimi ne zaman kaybettim ?

Bu sorular kolay değil.

Ama insan kendini tanımaya başladığında hayatın değişmeye başladığını fark ediyor.

Bir gün uzun bir yürüyüşten sonra kendi kendime şunu söyledim:

“Bu böyle devam edemez.”


Hayatta mutlu olmak için bazen büyük değişiklikler değil, küçük adımlar gerekiyor.

Ben de küçük adımlar atmaya başladım.

Önce kendime zaman ayırdım.

Uzun yürüyüşler yaptım.

Sessizce düşünmeye başladım.

Kendimi dinlemeye başladım.

Belki de ilk defa gerçekten kendimi dinliyordum.

O dönem bana çok şey öğretti.


Şunu anladım:

- İnsan bazen kendine fazla güvenir ve hatalarını göremez! 

- Hayat bazen seni durdurur ve düşünmeye zorlar 

- Ama her zorluk aslında bir hayat dersi bırakır. 

Benim için de öyle oldu.

Belki de o zor günler olmasaydı, kendimi tanımayı hiç öğrenemeyecektim.

Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:

İnsan bazen kaybolmadan kendini bulamıyor.

Ben de kayboldum.

Ama o kayboluşun içinde kendimi yeniden tanımaya başladım.

Belki de hayatın en önemli yolculuğu budur:

İnsanın kendini bulma yolculuğu.

28 Aralık 2018 Cuma

Yaz Kızım

Ah şu blog…
Ne güzel bir dünya.
Bazen açıp geçmişin tozlu raflarını karıştırıyorum.
Yayınladıklarım dan çok taslaklarım.
Sürekli bir şeyler karalamış, altını-üstünü çizmiş durmuşum.
Ama iyi ki yazmışım.
Bazen dönüp bakmak da iyi geliyor.
İleri dönük hayaller kurarken, yaşadığımız hayatın içine bir kaç iz bırakmak keyifli bir his doğrusu.
En çok da kendine, kendini unutturmamış oluyorsun.

Mesela en son ne zaman sinemaya, tiyatroya gittiğimi unutmuştum.
Hangi fimleri izlediğimi,
En son hangi kitabı okuduğumu,
Buraya bakınca hatırladım.
Kendime ne kadar ara verdiysem, hatırlamam zaman aldı.
Ama iyi geldi.

Artık en çok şunu diyorum kendime, yaz kızım.


31 Mart 2015 Salı

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

 
Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş.
Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış.
 
Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde..
'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.'
İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah.
Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :)
 
Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^
 


Yıllar Sonra - Hayatın Bana Öğrettikleri: Kendimle Yüzleştiğim Günler

“Yıllar geçti” desem… Evet. Gerçekten çok yıllar geçti. Şükür ki geçti. Ama ilginç olan şu: O gün karar verdiğimdeki ben ile bugünkü be...