Kendi kendime yakındığım şeydir -yavaş olmam.
Bazen, aman hallederiz-lerim
Bazen, sonraya kalsın-larım
Bazen de, şu da şöyle bir köşe de dursun nasıl olsa okurum diye aldığım kitaplarım.
Her şey oluyor bir şekilde ama ben en çok okumak için bekleyen ve elime aldığımda da bir türlü bitmek bilmeyen kitaplarıma üzülüyorum.
Okunmaktan değil de etrafta dolaşmaktan dolayı eskiyorlar.
Daha önce hızlı okuma çalışmalarım elimde patlamış, bir türlü hızıma hız katamamıştım.
Kitaplarla sürekli dur kalk yapınca, geriye dönüp hatırlamak zorunda kalmıştım.
Hızlı okuma kursu diye bir şeyin olacağı aklımın ucundan geçmezdi haliyle :)
Varmış.
3 hafta 6 gün süren bir eğitimin 6. gününü bugün tamamlıyoruz inşallah.
Okuma hızımda ilerleme oldu.
En önemlisi odaklanamıyordum,
Farkında olmadan aklımdan milyon tane soru geçiriyormuşum, odaklanınca okumanın daha keyifli olduğunu fark ettim.
Odaklanmak cidden önemli.
Mesela namazdayken de aklımıza gelmemesi gereken bir çok düşünce, sorular, metinler çarşı pazarlar falan geliyor ya, onlarda bu yöntemlerle engellenebiliyor.
Beynimize müdahale ediyor olabilmemiz çok enteresan.
Müdahaleyi de sadece okumakla ve kendimizi geliştirmekle yapabiliyor olmaksa bir nimet.
Ben ve birlikte katıldığımız arkadaşlar faydasını gördük.
Fakat yine de hafta da bir kaç kitap okuyanlara karşı hala sinir olma hallerim devam ediyor :)
Ankara Melik Duyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara Melik Duyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yıllar Sonra - Hayatın Bana Öğrettikleri: Kendimle Yüzleştiğim Günler
“Yıllar geçti” desem… Evet. Gerçekten çok yıllar geçti. Şükür ki geçti. Ama ilginç olan şu: O gün karar verdiğimdeki ben ile bugünkü be...
-
Selamlar Herkese.. Bloglar arası çekilişler yaygınken twitter, facebook'ta katılmış oldu bu furyaya. Hediye almak da vermek de çok gü...
-
Kalbimin melodisini şenlendiren bir sesi aradım, Uzakların yakın, yakınların uzak olduğu diyarlardan gelir sandım. Kalpten dile dökülen ince...
-
Evin en küçüğü demek, ekmek almaya her zaman sen gidiceksin demek :) Bizim evdede böyle bu kavga yıllardır süreer gider. Bugün anneml...
