Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tokken Sen, Sen Değilsin...

''Açken Sen Sen Değilsin'' diyen Snickers çikolata reklamına Senai Demirci'nin yazmış olduğu anlam yüklü yazı ile devam etmek lazım!
.........
Başkalarının acıları seni acıtmıyorsa, sen sen değilsin. Kırılmış kanatların sızısı yüreğine dokunmuyorsa, sen sen değilsin. Başkalarının ihtiyaçları rahatını bozmuyorsa, sen senden bekleneni vermiyorsun, sen sen değilsin. Susuzlara su yetiştirmek için terlemiyorsan, içinin merhamet denizi kurumuş; sen sen değilsin. Açlara ayıracak lokman yoksa sofranda, insanlığını gırtlağında boğmuşsun; sen sen değilsin.

Billboardların hepsini hak eden cümlemiz işte:

Tokken SEN, SEN değilsin.

Senai Demirci





İslâm ve Huzur

Huzur... İnsan ne yaparsa huzurlu olur hayatta? Mutlu olmak için neler yapmalı? Yaşamımızda ki herşeyin derin bir anlamı varken tattığımız bu huzurun nasıl bir anlamı var? 

       Huzur kelimesi, kelime mânâsıyla uzun uzun düşündürüyor insanı, düşünürken bile farklı ama güzel duygular kaplayabiliyor içimizi. İslamla bütünleşmesi ve o muhteşem tadı alabilmek ise ayrı bir haz yaşatıyor insana.Sayılı nefeslerimizin olduğu bu dünya da ebediyete kavuşacağı zamana kadar herkesin ortak bir beklentisi vardır hayattan; sağlıklı, huzurlu, mutlu ve umutlu yaşamak!

       Biz huzuru farklı bir şekilde tahayyül ederken o İslamiyetin doğuşu ile var olmuştur aslında...
İslam ile bütünleşmiş, içinde bir yerlere gizlenmiştir çok daha evvelden...
Onu bulmak! Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.a.v.)'in, kıymetli Sahabelerinin, eşlerinin, evlatlarının, torunlarının hayatlarında gizlidir aslında. Bereket Peygamber Efendimiz(Sav) ile geldi dünya ya biz huzurun tadına Peygamber Efendimiz(Sav)'in doğuşu…

,...

Annemin en mutlu günü/mü ne :)
Doğum günleri güzeldir eğer zamanımızın değerinin farkındaysak, yoksa yaşlanmak o kadar da güzel olmasa gerek..
Her doğum günü hüzünlü ve mutlu geçer tarafımdan genelde.
İnşaallah Rabbim rızasını kazanmadan almasın canımızı..
Verdiği bu güzel ömrü hayırlısıyla geçirmeyi, ödünç aldığımız nefeslerin hesabını rahatlıkla vermeyi nasip etsin cümlemize.........

Hz.Allah (c.c.) Tüm anneleri mutlu etsin İnşaallah evlatlarının acısını göstermesin.
Şehit olmak herkese nasip olmasa da ahiretin en güzel mertebelerinden de olsa Rabbim böyle acılar yaşatmasın, Hainlere, zulüm edenlere fırsat vermesin, onların yüzünü güldürmesin İnşaallah...




Belaya uğradığın zaman sabret...

''Belaya uğradığın zaman sabret Halinden mahluklara şikayet etme Merhametliyi merhametsize şikayet etmiş olursun!''

Necip Fazıl Kısakürek 'in muhteşem anlatımıyla yazılmış ''Peygamber Halkası'' adlı kitabından okuyunca ''!'' uyandıran bir söz..

Belaya uğradığımız zaman nerde ne hatalar yaptığımızı düşünmeden çaresiz olmadığımız halde çaresizliğe kapılırız çoğu zaman. Zamansız düşüncelerimiz, aklımızın dua'larımızdan uzaklaşmasına neden olabilir. Biz sıkıntımızı bir eş-dost ile paylaşınca rahatlayacağımızı düşünürüz o an Tevekkül'den uzaklaşır kalbimiz, Aslında çaresiz anlarımız Rabbimiz'in anlam yüklü mesajıdır bizlere, Yanlız olmadığımızı, iki dudaklarımızın arasında minik bir fısıltıyla son bulacağını hissetmemizi ister Rabbimiz.. Sonsuz merhamet sahibi Rabbimiz duymaktadır bizleri, dua vakti gelmiştir çaresiz anlarımızda, içimizde bizi dua etmememizi isteyen engellerin kalkmasının vakti gelmiştir.
Dua dua yükselmeni…

.........

Mâlik bin Dinar, o eşi bulunmaz inci, bir gün Fatiha Sûresini okuyordu. Sıra;

” İyyâke na’budu ve iyyâke nesteîn / Yalnız sana ibadet (kulluk) ederiz, yalnız Sen’den yardım isteriz.”
âyetine gelmişti. Kalbine diken batmış gibi titredi ve hıçkıra hıçkıra ağladı.

... Gözünün yaşları şebnem damlaları gibi eteklerine dökülürken dedi ki:

“Eğer bu âyet Allah’ın Kitabında bulunmasa ve okunması emrolunmamış olsa, asla onu okumazdım!”

Yanındakiler sordular:

” Ey Hak dostlarının efendisi, neden öyle yapardınız?”

Buyurdular ki:

‘ Sadece Sana kulluk ederim’, dediğim halde yakinen biliyorum ki, hâlâ nefsimin kuluyum.”
Ancak Sen’den yardım dilerim’ dediğim halde hâlâ onun bunun kapısına koşuyor,
teşekkür ve şikâyetlerimi herkese arz ediyorum. Bu nasıl kulluk böyle..?”