Ana içeriğe atla

Dünyanın İlk Günü

İki Sene önce almış olduğum bu kitabı neden bırakıp iki sene öyle köşede beklettiğime bir türlü anlam veremedim.
Anlam veremediğim gibi çok da kızdım kendime.
Fatih Sultan Mehmet'in hayatının anlatıldığı bu kadar muhteşem bir kitap daha okurmuyum bilemiyorum. Yazarın anlatımı, dilinin insanı kitaba bağlayışı göz ardı edilemeyecek en büyük gerçeklerden. Ayrıca kitap okurken en keyif aldığım şey, kendimi içinde bulmak olur.
Bir yerden sonra kitabın içinde buluyorsunuz kendinizi ve yazarın muhteşem anlatımı ile daha çok bağlanıyorsunuz.
Yeniçerilere, eğitim sistemine, Fatih Sultan Mehmet'e ve İstanbul'a bir kez daha hayran oldum.


Kitabın en sevdiğim yerlerinden birinde şöyle geçiyor;
''Molla tepesinden sarkan bir manolyayı kokladıktan sonra, 'Hiç düşündün mü, Mehmet' diye sorar. Neden bu güzel kokular hoşumuza gider? Neden bunlardan zevk alırız, mutluluk duyarız?' der. 
Mehmet bir tutam otu hızla çekip koparır. 
'Çünkü güzellik insanın içindedir' diye devam eder Molla, 'Fıtratında vardır insanın iyiye ve güzele duyduğu mubabbet. İnsan olmak, güzelliği takdir etmek değil midir? der. 

Ve bu cümleler enn sevdiklerim arasında yerini alır.



Kitaptan kısaca bahsetmek yok, uzun uzadıya keyifle okumak var. Geç kaldım, geç kalmayın istiyorum. Ayrıca benim gibi tarihi okumayı sevmeyenlerin bu kitapla büyük bir adım atacağınızı düşünüyorum :)





Yorumlar

  1. Bu çok iyi oldu işte, hemen screenshot yaptım:) Ben de bu aralar tam da bu konuya merak salmıştım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanlamaya çok sevindim denk gelmiş oldu demek, merakla birlikte keyifle de okumuş olucaksınız öyle söyleyeyim o zaman :))

      Sil
  2. aklımda bulunsun.indirimine denk gelirsem atarım sepetime :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin çok seveceğin bir kitap olucak nedense öyle hissediyorum ^.^

      Sil
  3. tarihi kitapları çok severim o yüzden hemen not aldım.keyifli okumalar canım.ve teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ne güzel, keşke bende biraz fazla sevseymişim tarih okumayı, kendimi alıştırma çabalarındayım.
      Ben teşekkür ediyorum ablacım kütüphane de bulunması gereken bir kitap :)

      Sil
  4. çok severek okumuştum.
    gercekten araştırılmış, ve güzel romanlaştırılmış bir fatih hikayemiz var. sonunda kaynaklarda belirtiliyor.
    ne zaman elime geçse rast gele bir sayfasını açıp okur biraz hatırlamaya çalışırım.
    güzeldir ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu kitabı senin sayende okudum, biliyorsun :)
      Artık bende sıklıkla her hangi bir sayfasını açıp tekrar tekrar okuyacağın kesin.
      Çok teşekkür ederim canım Seyhan :))

      Sil
  5. necati sepetçioğlunun serisini oku o zaman.kapı,konak,kilit,çatı şeklinde başlıyor kitaplar.beğeneceğinden eminim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Necati Sepetçioğlu aklımdaydı, şimdi sen tavsiye ettin merakım ikiye katlandı ablacığım.
      İnşallah en yakın zaman da okurum :))

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)



Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^