Ana içeriğe atla

Hafta-Sonları

Evlendikten sonra kendime hiç zaman ayıramaz oldum.
Hayır, asla şikayet etmiyorum.
Binlerce kez şükür!
Sadece...
Eskiden ayaklarımı uzatır saatlerce otururdum,
Sonra evi bırakıp kapıyı çeker gezmelere giderdim.
Şimdi durum tamamen değişti.
Bazen siz hiç gezmiyor musunuz?
Bir yerlere gitmiyor musunuz? diye soruyorlar.
Hayır efendim! yok öyle bir dünya diyorum boynumu bükerek..
Biz esas evlendikten sonra gezmemeye, hatta mümkün oldukça evde zaman geçirmeye gayret gösteriyoruz.
Çünkü hafta içleri bitmeyen ev işlerimiz, yetişmeyen yemeklerimiz oluyor.
En azından hafta sonları hafta içi hazırlığı yapıp biraz rahatlamaya çalışıyoruz.
Yani öyle hem çalışan, hem bir kaç tane çocuğu ve evi tertemiz olan kadınlar genelde mucizevi, veya da çok zengin oluyorlar :-)
Milli piyango çıkması hayalimiz olmadığından vede ne eşimin nede benim mısır da dedemiz bilumum amcamız, dayımız olmadığından şimdilik hafta sonlarımızı böyle değerlendiriyoruz :-)
Evlendin sen artık? ne bekliyordun diyenler burada da olursa, ki olabilir.
Cevabım yine aynı olur, bu kadarını beklemiyordum :-)


Yorumlar

  1. Ev sığınak ve barınak iken birbirinizden kaçmak değil beraber olmak isterken bundan büyük nimet mi var..şükür namazı da kılmayı deneyin haftasonlari;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)