17 Şubat 2015 Salı

Hazırlıklar 1

Artık bir hazırlık içindeyiz. Ben ve yol arkadaşım nasıl bir yol izleyeceğimizi bilmiyoruz. Haliyle araştırmalar, adetler, gelenekler yerine getirilmeye çalışılıyor. Tabi yine de bazı adetler günümüze uyarlansın istiyoruz.

Bu süreç taraflar için yorucu..
Gün ayarlamak,
Nasıl olacağını konuşmak,
Sizde adet böyle, bizde böyle diye orta yolu bulmaya çalışmak.
Ne olacak nasıl olacak derken zamanın hızla akıp geçmesi.
Diğer yandan da bu işin esas adı -tatlı telaşlar :)

Bu süreçte bazen her şey istediğin gibi olmuyor. Bir çok şeye tamam derken, aslında acaba diyorsun falan...
Tabii asla nankörlük edemem hayatın bu tatlı telaşına binlerce kez -elhamdülillah...

Neyse efendim, uzun uzun araştırmalar yaptım.
Evde aile arasında küçük bir organizasyon olacağı için şimdiden kendime küçük notlar almaya başladım.
Başlangıç aşamasında fikir almak, naçizane fikir vermek isterim.

O yüzden hazırlıklarımı paylaşacağım inşallah...
Kafamda tasarlayabildiğim tek şey lavanta keselerim oldu.


Elbisem bordo olursa... diye düşünmüştüm ama olmayacak sanırım..
Hayırlısı olsun..
Diktirecek vakit olmadığı için hazır giyim tercih etmek zorundayım, hiç telaş etmiyorum! nasıl olsa lavanta keselerim hazır :)



16 Şubat 2015 Pazartesi

Keyfi Köpürt

Aslında... diyerek başlamam lazım.
Türk kahvesini ne kadar seviyorsam nescafegilleri o kadar sevmiyorum.
Kahvenin bu türü tek başına acı, sevimsiz bir şey oluyor.
Süt tozunun kendisini geçtim, adı bile yıllardır garip geliyor.
Kendi dünyamda cevabını bulamadığım sorularımı şöyle bir kenara bıraktım.


Fikri mühimden bir paket ulaştı elime. İş yerinde olmanın avantajını yaşadık, bir çok kişi denese de ben kendimi en sona sakladım..
Bizim kahvelerimiz resimde ki gibi köpüklü olmadı ama tadı farklıydı. Tabi sonuçta rtık nescafegillerin bol köpüklü olanını seviyorum.

 
Umarım, elimde ki kahve kreması bittikten sonra yakın marketlerde bulabilirim...

 
 

11 Şubat 2015 Çarşamba

Hayatın Rengi

Biri çıkıp deseydi ki,
Bir gün karşına biri çıkar
Hayat sana ummadığın kapılar açıp şaşırtmayı başarır.
Ama sen şaşırma....
İnanırdım.

Malum, hayat sürprizlerle dolu..
Şimdi ise şöyle bir durum söz konusu...

 
Beyaz atsız, prens görünümlü bir bey gelmiş,
Kapıyı çaldığı halde, -bak eminsen çal! -değilsen geri dön! diyen prens kıza aldırış etmemiş.
Hayır, olurda bir gün of-puf demeler başlarsa başına geleceklerden haberdar olsun..
Sonra kapıyı çalsın.. 
Yok efendim, senin içinde görünmeyen bir cadı varmış! derse, o zaman bozuşuruz
Dedim.
Yok, demem dedi.
Israrla çaldı.
Şimdi kapıdan içeri girip kaleyi fethetme aşamasında..
Artık bundan sonrasına bakacağız, zaman ne gösterir.
 
Sonra yine içimde susmak bilmeyen Yasemin aldı sazı eline,
Neyse, dedi.
Hadi onu da geçtik, daha içeri girmeden mor rengi sevdiğimi nereden öğrendi? :)
 
 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...