Ana içeriğe atla

Kebapçı İskender

Düğün sonrası yorgunluğu atmak için Bursa'nın oylat kaplıcalarını tercih etmiştik.
Üç günlük gezimizin ilk gününü Bursa'da değerlendirdik.
Öncesinde çok fazla araştırma fırsatımız olmayınca en azından -İskender yemeden dönmedik diyelim, diye iskenderin has yerini bulma çabasına giriştik.
 

Hayatımda bu kadar lezzetli İskender yemedim! desem yeri. Çok güzeldi. Bildiğimiz etin lokuma dönüşme hali. Her şeyden güzeli de mekanın havası. Mekan enerjisi o kadar yüksekti ki, gözüm dışarda ki sırayı görmese gönlüm saatlerce oturmak isterdi..


Mekanın tarihçesine bakınca nesilden nesile geldiği anlaşılıyor. Üç nesil sonra İskender'i devir alan Cevat İskenderoğlu ve oğulları tarafından Kebapçı İskender devam ettiriliyor.

Her şeyden önce Bursa harika bir şehir. Bir çok yerinde tarihin getirdiklerine saygı duyulmuş ve korunma çabası sarf edilmiş. Her şey öyle güzel ki insan kalabalığın içinde sıkılmıyor bile. Kebapçı İskender'de de onu görmüş olduk. Masalar, sandalyeler, resimler mistik bir hava yaymış etrafa ve her güzellik kendi içinde kendini muhafaza etmiş.


Kebapçı İskender'in girişinde resimdekine benzer uzun kuyruklar oluyormuş. Biz tesadüf eseri gider gitmez yer bulmuştuk.

Oylat dönüşü vaktimiz olmadığı için tekrar gidemedik Kebapçı İskender'e ama hala aklımızda :) Buralarda damak tadımıza hitap eden böyle lezzetli bir İskender tadabileceğimizi düşünmüyoruz. İnşallah hayırlı sebepler ve güzel vesileler ile yolumuz tekrar düşer diye umut ediyoruz.


***Giderseniz benim yerime de yiyin ^.^

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)