Ana içeriğe atla

Eskişehir'den Selamlar

Annemle minik bir Eskişehir kaçamağı yaptık.
Sebebi ziyaretimizin maksadı düğün olmasına rağmen biz onu kaçamağa çevirip ufak bir gezintiye dönüştürdük.
  
 Malum, ben artık Eskişehirli olma aday adayıyım :)
 

Geziler rehbersiz olmuyor fakat rehberime küsünce ne nerede diye sıklıkla Google'dan yardım aldım. O meşhur porsuk çayının etrafını bol bol değerlendirdik. Rehbersiz olduğumuz içinde sadece o çevreyi görebildik :)


Porsuk çayı güzelde, açıkçası rengini pek sevmedim ^^
İnsanın içi açılmıyor yani, havası temiz ama o kadar.
Deniz veya yeşillik enerjisi alamadım kendisinden.
Artık sık sık gideceğimden sevmek için zorladım kendimi ama o da olmadı :)

Geçmişe bakarak biraz kafa dağıtayım dedim, düğüne son 20 gün kaldı da ^^



Yorumlar

  1. hiç gitmedim eskişehire ama çok güzel olduğunu duydum.. iyi tatiller dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, aslında güzelmiş ama bilmediğin şehirlere bilen biri ile gitmek lazım :)

      Sil
  2. sen eskişehire mi gelin oluyorsun canımmmmmmmmmmmmm benimmmmmmmmmm
    oyyyşş kıyamam
    az öteye gelip istanbula gelin olaydın açeydim kollarimi dolayeydim boynuna.
    haftaya ben de eskişehir kaçamağı yapacağım sanırım.
    bakarsın bir de sen ordayken yaparım ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah canım Seyhanıımm aynı şehirde olmak muhakkak çok tatlı olurdu ^.^
      Gidilecek görülecek yerler konusunda zevkine güveniyorum :)
      Hele mevzu bahis Eskişehir olunca gezi yazılarını dört gözle can kulağıyla bekliyorum :))
      İnşallah oradayken de denk geliriz ne şahhane olur..

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)