20 Kasım 2014 Perşembe

Aslında Her Şey Güzel

Bazı zamanlar günün nasıl geçeceği sabah uyanır uyanmaz belli oluyor.
Yorgun uyanmışsam
Sonra daha çok yoruluyorum
Sakarlıklarıma diyecek lafım kalmıyor öğlene doğru,
Öğleden sonra artık günün gidişatı beni şaşırtmıyor.
Sakarlık ötesi sakarlıklar
Unutkanlıklar
Yorgunluktan gözlerin çökmeye başlaması
Artık ikindi ezanından sonra gün bitsin diye sızlanmaya başlıyorum.
Sonrası daha vahim çünkü.
Bir genç kızın dramını seyrederken
Tam o sırada bir çiçek geliyor, hıh diyorum, yine yanıldın, artık şaşırma vakti :)
Sonra gelen kişi benim adımı söylemiyor ya, yok öyle biri kardeşim! :) diyesim geliyor.
Sonrası malum.
Yağmur yağıyor, ıslanıyorum.



Not: Minyatür kıza internette gezinirken rastlamıştım, kendisi Özlem Akın'a ait 
fakat şuan tam olarak benim görüntümü yansıtıyor ^.^

17 Kasım 2014 Pazartesi

Gülzar-ı Aşıkan

Bazı mekânlar vardır,
Dışarıdan baktığımız ya da kendimizi içinde bulamadığımız zamanlar sadece dışarıdan görüntüsünü görür, 'evet güzelmiş' der geçeriz.
İçine girene kadar içeride ki o huzuru hissedemeyiz.
Sanatın farklı dallarını görüp, estetiğin islâmi çizgilerle buluştuğuna şahit oldukça alınan lezzet bir diğerinden mutlaka farklı oluyor.
Mesela daha evvel Ebru sanatının icra edildiği bir atölyeye girmemiş, orada bu işi ciddiyetle yapan insanların varlığından habersiz yaşamışım.
Kendimi bu lezzetten mahrum bıraktığım gibi; görmeye, öğrenmeye bile çalışmamış, eksik kalmışım.

Ham olmak, yanmak, sonra pişmek, düşündüğümden daha uzun uzadıya çabalar sarf etmek, emekler harcamak demekmiş.

Ebru suyun rüyası, derler.
Gerçekten öyleymiş.

Evet, beni bu düşüncelere götüren bir mekânın varlığından yeni haberdar oluyorum.

Ve tabi ki bunu üzerime bir borç bilerek paylaşmak istiyorum :)


Duygu Orak Kiraz hanımın atölyesine, reyhankokulumutfağım ve meldenotlar-musmutludükkân ile gitmiştik. Şehrinaz ablamın krepli pastası, koyu sohbet ve çayla devam ettik.


Gülizar-ı Aşikan Sanat Atölyesi- sahibesi ve aynı zaman da kendi tabiriyle emanetçisi olan Duygu hanım, öyle tatlı, öyle hoş sohbetli ki atölyeye gidenlerin boş dönmesi mümkün değil. Ebru sanatına dair güzelliklerin yanında bir de güler yüzlü insanlar görme garantisi var.



Güzellik çok farklı bir şey.
Her şeyden önce bir lütuf.
Muhabbetten nasibini almış insanlarla bir bardak dolusu sohbet etmek, şu ahir ömrümüzde alınması gereken lezzetlerden...




10 Kasım 2014 Pazartesi

Evliliğe Hazır Olmak Mı?

Hep duyarız ya hani, eskiler çok fazla kullanmaz ama bizim nesil çok kullanıyor.
''Evliliğe hazır olmak?'' durumunu.
Evliliğe hazır olmak diye bir şeyi kim uydurdu çok merak ediyorum.
Bir insan nasıl hazır olabilir ki, bunu günler öncesinden düşünmesi falan mı lazım.
Yani karşısına henüz kurbağa çıkmadan.
Hayır o değil kurbağa gelse
Öpsem de prense mi dönüşse yoksa öylece bakışsak mı, bu fikre kendimi nasıl hazırlayabilirim ki diye düşünmeye başladım.



Bazı adımları atmak zor
İnsanın ayakları ileri gitse de bunun sonu nereye gider acaba diye düşünebiliyor
Bir anda aklından milyon tane soru geçirip sadece bir kaçının cevabını sesli söyleyebiliyor
Her şey iyi hoş, seyrinde derken bir anda durum değişiyor
O zaman evliliğe hazır olmak diye bir şey yokmuş, diyebiliyorum
Bunu kim uydurdu gerçekten çok merak ediyorum :)
Yada diyelim var, bu sorunun cevabını kimler biliyor.
Ben onu da çok merak ediyorum :)

Kafası karmançorman bir dünyaya kapılmış Yasemin'den nağmeler...


8 Kasım 2014 Cumartesi

Kahve İyi Gelir

Bu kahve, bol köpüksüz bir yorgunluk kahvesi.
Günlerin ayların yorgunluğu ve gerginliği üzerimdeymiş meğer.
Rahatladım.
Hem sadece gönlüm sende diyen pembe gül de değilmiş,
Pembe kutulu çikolata da aynı anlamı taşıyormuş.
Yeni öğrendim :)


Çok garip şeyler oluyor.
Benim bol köpüksüz ve bir türlü pişmek bilmeyen kahveme -çok güzel olmuş, diyebilen biri çıktı.
Ona, hala emin misin? diye sormak artık yeni görevim :)



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...