Ana içeriğe atla

Enderun Kitap Kahve Evi

Mel'den Notlar Dürr-i Yekta ve ablamla Hamamönü'nde buluştuk hafta sonu,
Melikeciğimin önerisi ile güzeller güzeli şirin bir kafe ve kafe sahibi ile tanışmış olduk.
İlk defa gittiğimiz için biraz aradık yer olarak ama zor değilmiş ^^
Hamamönü'ne giden yolun diğer tarafında kalıyormuş, yani Karacabey hamamının olduğu tarafta.
Direk konuya girdim,
Çünkü Ankara'nın en güzel, en nezih ve huzurlu mekânlarına aday.
O kadar çok sevdim.
Ve istedim ki henüz buranın varlığından haberi olmayanlar bir an evvel gidip çaylarını içsin
İnce dokunuşla muhteşem hava yaratan ayrıntılar görülüp hayal üstüne hayaller kurulsun :)


Kitap-kahve evinin en güzel köşesinden bahsedeyim demek isterdim fakat her köşesinde farklı bir ayrıntı çıkıyor karşımıza. Yani her köşesi güzel..
Hatta bazen masada ki sohbetten uzaklaşmamıza sebep olacak güzellikte ayrıntıları, hayal kurmamıza yetecek kadar malzemesi bol bir mekân :)
Hayalperestlerin yeni adresi de denebilir...

 
En uğrak mekânım arasına adını yazdığım bu kafeyi şiddetle ve gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.



Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. Tabii ki :)))
      Çok seveceğin bir yer bu arada senin geleceğin zaman çok daha güzel olur :)

      Sil
  2. mekana bak ama ya ne de güzel orda olsam hiç çıkmazdım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç çıkmak istemiyor insan cidden, ev gibi.
      Hatta kalkıp kendi çayımızı kendimiz almak istedik :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Bir de en güzel yerlerini çekmemişim asıl :)

      Sil
  4. Çok şirin bir yermiş, Ankara'da yaşasaydım mutlaka yolumu düşürürdüm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah yolun Ankara'ya düşer de mutlaka uğrarsın :)

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)