Ana içeriğe atla

Kürk Mantolu Madonna

İtiraf etmek gerekirse, merakla başlamış olmama rağmen başlarda biraz sıkılmış ve klasik bir aşk hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm.
Kürk Mantolu Madonna ile Raif Bey buluşana kadar tabularım yıkılmadı. Yazar ve kitap konusu bağdaştırılmaz fakat öyle bir anlatım şekli kullanılmış ki kitapta, kitap kahramanı olan Raif Bey Sabahattin Ali'miydi acaba? diye düşünmeme sebep oldu.


 

Kitabı sevdim.
İnancını kaybetmenin burukluğunu yaşayıp
Güven duygusunun ne kadar değerli olduğunu
Ve
Zamanın geri dönüşü olmayan hatalarına maruz kalabileceğimizi hatırlattığı için sevdim...
 
 
 
 
UYARI !
Spoiler
Raif Bey'e çok kızdım. Tren kalkmadan çocuğun kendi kızı olduğunu öğrendi de, ben senin babanım demedi.
Hadi çocuğa söylemedi, konuştuğu bayana neden söylemedi...
Ayrıca on sene haber alamadığı Madonna'sına ulaşabilmek için elinden gelen her şeyi yaptığı da söylenemez.
Kendi kendine yargısız infaz yaptı ve ardından evlendi! (Sonra erkek milleti işte dediğimiz de biz haksız oluyoruz)
Sevmek bilmeden yargılamayı mı gerektirir..

Yorumlar

  1. ne zamandır okumak istiyorum bir türlü fırsat bulamadım :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertelendiğine pişman olunacak kitaplara aday diyebilirim :)

      Sil
  2. Bana okumak bi nasip olmadı guzel filmler misali sona bıraktığım kitaplar var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sona bırakılanın tadı başka olurmuş, inşallah o tadı alırsın :)

      Sil
  3. Edebiyat hocasının okumamızı istediği final sorularını oluşturan kitap :) Henüz bitirdim.Bende başlarda sıkıldım ama sonunda ağladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vayy be! Demek final sınavıydı :))
      Sonlarında en çok o çocuğa üzüldüm aslında, en çok o duygulandırdı beni.

      Sil
  4. bu kitabı sevmesen de sevmiyorum diyemezsin zaten.
    öyle fenomendir çünkü.
    klasikten ziyade külttür artık ;)
    sabahattin ali'nin ifade dili çok iyidir. bazı tespitleri alıp yüreğe kazınasıdır.
    bu hikaye de sevip de kavuşamayan hikayelerin anasıdır :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyhanımm ne güzel özetledin. Bu kitap sevip de kavuşamayanların anası ^^
      Hakkaten öyle ne sevdim ne de hiç sevmedim diyemiyor insan :)

      Sil
  5. Kürk Mantolu Madonna edebiyatseverin kitaplığında olmazsa olmazıdır bence. Bu kitabın yeri bende ayrıdır... Bir psikolog olarak benden -beni geçtim birçok profesyonel psikologdan daha iyi karakter analizi yapmış rahmetli Sabahattin Ali. Hala elime alır belli yerlerini defalarca okurum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı cümleleri öyle güzeldi ki altı çizilesi.
      Karakter analizi süper. Hala kitabın başrol karakterine kızıyorum, neden kızını trenden almadı diye :)
      Bende ki etkisi büyük oldu ^^

      Sil
  6. şimdi bu kitabı okurken yazılıi tarihini düşünürek okumak lazım yasminciğim.
    aslında çoook klişe gibi gözükebilir ama yazlışı tarihii düşününce tüm klişelerin bu kitaptan araklandığı ortaya çıkar :*
    öpüyorum kocaman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın nabrutum yazılış tarihini düşününce bir an tüm bakış açısı değişiyor :))
      Öpüyorum bende seni canım benim ^^

      Sil
  7. duyduğum ama okumaya fırsat bulamadığım kitaplardan.sen sevdiysen okumalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alanay ablacığımm teşekkürler, sevdim. Bu kitapla ilgili senin düşüncelerini de merak ediyorum doğrusu. İnşallah sen kitabı ben de yorumunu okurum en yakın zaman da :))

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)