Ana içeriğe atla

Medya Tüketici Derneği

Sosyal medya aracılığı ile artık bir çok şey elimizin altında; isteklerimizi, şikayetlerimizi mail yolu ile ilgili firmaların muhataplarına iletebiliyoruz.
Bazen konu o kadar rahatsız edici oluyor ki karşımızda direk muhatap alacağımız birilerini görmek istiyoruz.
Peki bunu hangimiz başarabiliyor, tartışılır?
Aslında tartışılırdı.
Çünkü artık bizi temsil edeceğine inandığımız bir derneğimiz var :)

Şöyle ki,
Tv, izlerken bir çok şeyden feragat ediyoruz. En önemlisi vaktimizden, sohbetimizden.
Ailecek izliyoruz, ya da en kıymetlilerimiz olan çocuklarımız en kıymetli vakitlerini harcıyor.
Kendi adıma söylemeliyim ki, bazı çizgi filmler başladığı zaman evin küçüğü ile ciddi bir mücadele başlıyor.
Ya da bazen ''ailecek'' izleyebileceğimiz bir dizi, film veya program bulamıyoruz.
Bazı şeyler olması gerektiği gibi değil, olmasını istedikleri gibi yansıtılıyor medyada.
Değerleri olan bir toplumuz.
Özellikle tarihimizi, dinimizi yansıtan dizi ya da filmlerde tahammül sınırımızı zorlayan kurgulara yer yok.

Bu sebeplerle, medya tüketicileri olarak bu topluluğun merkezindeyiz. Gerek televizyon, gerek reklamlar, gerek kullandığımız ürünler olarak. O yüzden konuşma hakkımız her zaman var.

Ayrıca dernek kurucuları ile ortak payda da güven yakalamak önemli bir mevzu. En önemlisi bizim için var olan Medya Tüketici Derneği'nin sosyal gündemlerini takip etmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Web siteleri yapım aşamasında olduğu için kendileri ile facebook üzerinden iletişime geçebiliriz. Bizi dinleyecek ve yardımcı olabilecek kişilerin varlığı garanti edilebilir.


Not: Linki düzenleyemedim fakat facebook üzerinden ve ayrıca önümüzde ki günler de bir çok yerden
direk yazıda ki başlığı yazarak kendilerine ulaşabiliriz.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)