Ana içeriğe atla

Bu İşin Bir Sırrı Olmalı

Hani çalışan, kitap okuyan, dizi izleyen, evli, çocuklu, bayanlar var ya
Acil olarak bu postun altına yorum yazın lütfen!!!
Ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz bilmek istiyorum! :)

Zira, işten geldim
Annemin mesaj olarak iletmek istediği ütüler koltuğun üzerinde duruyor hala
canım debbie de kitaplıktan bana bakıyor,
televizyonu açmadım 
bilgisayarın başına yeni oturuyorum
su içmek istesem mutfağa gidemem, o derece yorgunum.
Yani, durum vahim :)

Bir de her şeye rağmen hala umudum var. Debbie setini bitirip, yeni aldığım kitapları okumak gibi ^_^




Not: Bu bir paradoks mudur? yoksa ben tembel miyim? :)

Yorumlar

  1. Ahh ahh :) canım ya bu aralar ki ruh halimi tasvir etmişsin resmen, işten eve gelirken evde yapmam gerekenleri kurup duruyorum kafamda ama eve gelip de yemek yedikten sonra çöken o yorgunluk yok mu... Elimi birşeye süresim gelmiyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen durum bizde de aynı.
      İnşallah kısa sürer bu ruh hallerimiz :)

      Sil
  2. Tembel değilsin bebişim ama kendini şartlamalısın. Mesela plan yap ve ona uymaya çalış. Ütüye de yetişirsin kitaplara da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte yaptığım plan program o kadar yoruyor ki aslında o yüzden evde özgür bırakıyorum kendimi :)

      Sil
  3. şimdi yorum yazıp, bende son zamanlarda aynı durumdayım, üstelik birde kendi kendime üniversite sınavına girecem deyip çalışmadığım için de ekstra vicdan azabı çekiyorum diyecektim ama resimde çok tanıdık bir şey gördüm.. çok mutlu oldum ;))
    ben en iyisi gideyim babaannemi arayayım, özlemişim meğer :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yokk yok sakın vicdan azaplarına girip kendine o eziyeti etme. Gönlüm razı olmaz :)))
      O fincanları kaldıramadım.
      Öyle güzeller ki Allah razı olsun.
      Hayal defterimi ve fincanımı gözümün önünden ayırmıyorum :)

      Sil
  4. yetişir yasmin ya :) kitabı iş yerinde aralarda da oku hem kafa dağıtır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın nabrutum gizli gizli okumak lazım arada :)

      Sil
  5. Evleneli 20 gün oldu ve düğüne kadar yaşadığım koşuşturmacalardan sonra büyükk bir boşluğa girdim vakit çok okunmayı bekleyen sürüyle kitap var fakat insanın içinden hiç mi bişe yapmak gelmez canım. dizi falan da izlemeyi sevmem. ööle işte. Acilen iş bulmam lazım diyorum ben de :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bir anlık geçiş dönemi yorgunluğu atma biçimi heralde.
      Biraz zaman sonra eskisinden daha yoğun bir hayatın olucak ya vücut ona hazırlıyor olmalı kendini :))

      Sil
  6. ben çalışırken kitabı alır yataga çekildiğimde kitabın kapağını açmadan uyuyakalırdım.
    iyi ki bi ara çalışmışım yoksa bu kitap okumaya fırsat bulamayanları asla anlayamazdım.
    hala gunde 3 saat tv ilzeyip fırsatım olmuyor kitap okumaya diyenlere gıcığım inşallah gunun birinde onları da anlar hale gelmem.
    demem o ki seti bitirmeyi bekleme. önce çalıkuşu. önce çalıkuşu!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyhanıımm bende anlamıyorum 3-5 saat tv izleyip vakit geçirmeleri.
      Debbielere ara veriyorum çünkü sayenizde Çalıkuşu heyecanı var içimde :)

      Sil
  7. Bendende hemen bi aneane yorumu : Amaan, otur evde ne çalışması, bak ozaman ütüyede vaktın olur kıtabada.. ahahaha :D:D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^ 

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)