Ana içeriğe atla

Bir Yokmuş, Bir Varmış

Adamın biri, bir gün evde ne kadar değerli eşyası varsa toplayıp iş yerinde ki dolabına koymuş.
Oranın güvenli olduğuna kanaat getiren adam uzun bir süre hanımının da rızası ile eşyalarını orada saklamış.
Aradan uzun zaman geçmiş ve bir gün, acaba eşyalarımız yerinde duruyor mu diye dolabına bakmak için odasından çıkmış.
Bir de bakmış ki dolaplar yok!
Adamcağız başından kaynar sular dökülürcesine hemen aramaya koyulmuş.
Kim aldı? nereye götürdü? derken... İş yerinde müdürleri harekete geçirmiş. Bir de öğrenmiş ki, dolap çoktaann hurdalığa gitmiş bile.


Adam o kadar malın mülkün peşini bırakır mı hiç.Aramaya koyulmuş.
Gel zaman git zaman aramış durmuş. Hanımı her ne kadar 'senin canın sağolsun, hiç bir şey senden kıymetli değil' dese de adamcağız bir kere kendine dert edinmiş bu durumu.
Vardır bir hayır, Allah büyük! demiş.
Dünya derdi, dünya telaşı elbet ama nihayetinde mal canın yongasıymış.
Aradan tam altı ay geçmiş.
Hurdalığın boşalacağını öğrenen adam, iş yerinden izin alıp dolabımı bulabilir miyim...
Ümidiyle uzun bir süre hurdalığın boşalmasını izlemiş. Bakmak için yedi gün ayırmış kendine..
3.gün olmuş ve adam pes etmemiş.
Sen o kadar malın üstüne soğuk su iç diyenlerin inadına beklemiş.


Hurdalıkta, işe ara veren işçiler tekrar çalışmaya başladığında adam izlemeye devam etmiş. Bir de bakmış ki dolabı havada, kaldırıyorlar. Tam o sırada durdurmuş işçileri. Aradan altı ay geçmesine rağmen, dolabına bıraktığı emanetlerin üzerine bir yağmur damlası dahi yağmamış... emanetini üzerinde bir çizik dahi olmadan geri almış

Herkes şaşırmış, en çok da adamın kendi şaşırmış. (Burada güzel bir sünnet gelir akla, hayret etmek!)
Günlerce hayret ve şükretmişler ailecek, ve adamcağız da ki inanca ve umuda bir kez daha hayran olmuşlar.
Ve bu hikaye de mutlu sonla bağlanıvermiş :)

Her şey bir yana...
Helal mal, helal kazanç...
İnançlı olmak geliyor,
En önemlisi de umudunu yitirmemek geliyor akla..
Sizce de öyle midir acaba :)



Not 1: ''Hikayenin kahramanı'' babam olur :)
Not 2: Görselsiz post sevmiyorum :)



Yorumlar

  1. wayyy bee:) dedim,helal rızık döner sahibini bulur...Kaç yıl önce yaşandı acaba??
    Ben de,mevzu bi yerde simitle birleşecek diye bekliyorum:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 4-5 sene önce bizde hayretler içinde kalmıştık :)
      Simitleri öğlen yemeklerine gidiyorlar ya orayla birleştirdim.
      Simitçi amca da alın teri ve emeğin simgesi olur dedim ama olmamış mı yoksa :)))

      Sil
    2. hahah :)) bende simitçiyi bekledim :))
      bir de ne gğzel anlatmışsın, dedim kesin osmanlıdan kalma bir hikayedir!
      malum, şimdilerde helal rızık peşinde olan çok insan yok :(

      Sil
    3. Google'da bimilyon görsel varken bu amca çarptı gözüme :)
      Babam da osmanlıdan kalma bir adam hayalotobüsüm, bazen bizi gerçekten çok şaşırtıyor :)

      Sil
    4. babaların osmanlıdan kalanı makbuldür zaten :))
      ne güzel süprizlerle doluymuş! sevilir ki böyle baba :))

      Sil
    5. Dimi bence de, hemde çok sevilirler.
      Allah başımızdan eksik etmesin hiç birini inşallah :)

      Sil
    6. çok da güzel olmuş,:)) ben çok severim zaten simidi,
      ondan heyecanla bekledim birleşmelerini:)

      Sil
    7. Şimdi hissettiklerimi yazamasam da çoookkk teşekkür edebilirim :))))

      Sil
  2. Canım yazını çok beğendim ellerine emeğine sağlık. Gerçekten eğer helal ise mutlaka geri gelir. Şimdi bizim başımızda da böyle bir durum var. Ödeme yapmayan bir firmamız var. İflasın eşiğinde imiş. Çok üzülüyorum ne yapmalıyız bilmiyorum. Ama Allah yardımcımız olacak ve giden herşey mutlaka geri gelecek....Çok şükür ki çok fazla bir meblağ değil....Canım bloğunu takipteyim. Bana da beklerim. Hayırlı Cumalar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)
      İnşallah hayırlı sonuçlanır. Allah yardımcınız olsun.
      Davete icabet edicem inşallah.
      Sevgiler :)))

      Sil
  3. okurken büyük keyif aldım, yüreğinize sağlık :)

    özellikle kahramanın babanız olduğunu öğrenince daha bir mutlu oldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tatlı yorum için teşekkür ederim :)
      Kahraman!! Hiç aklıma gelmemişti :)

      Sil
  4. vayy ne guzel anlatmıssın yasom. babanmış ha. tam ters köşe yaptın bizi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok istedim ters köşe yapayım ama beceremedim ki :)))

      Sil
  5. Nasıl yani babanın mı başından geçmiş bu olaayy?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım bizzat babamın başından geçti, biz de olayın şahitleri olduk :)

      Sil
    2. ibret alınacak bir olay Allah'ım karşınıza çıkartıyorsa böyle şeyleri ne mutlu size. ne dersi alıyoruz bundan? umudumuzu yitirmiyor ve inancımızı kesmiyoruz :) Güzel bir post oldu bu :)

      Sil
    3. Evet kilit noktasını buldun ve çıkartıp asıl alınması gereken mesajımızı söyledin teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Helal kazanca bir şeycikler olmaz Allahın izni ile...
    Allah'ın sevgili kulu olmak böyle bir şey olsa gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah öyleyizdir gerçekten Nabrutum :)
      İnsan kendi başına gelince helal kazanca olan inancı daha çok artıyormuş.

      Sil
  7. Çok güzel anlatmışsın ben tam başkasının başına gelmiştir diye beklerken kahramanın baban olmasıyla ters köşe oldum :) Maşallah inançlı olmak ve vazgeçmemek için anlatılabilecek harika bir hikaye. Bundan sonra kulaklarınızı çınlatabilirim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Babamın kendi hikayesinden haberi yok, gidince okuyayım da haberi olsun. Kulakları çınlarsa kimin çınlattığını bilir :))
      Teşekkür ederim bu güzell yorum için :)))

      Sil
  8. sadece mutlu sonla biten hikayelerden birisi gibi geldi sonunu okuyana kadar gerçekten hayretle bakılacak bir durum inanmak çok önemli birde helal mala gerçekten birşey olmuyor bu günlerde yüzlerde tebessüm oluşturacak yazılara hasret kalmıştık çok iyi geldi teşekkürler canım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablacımmm nerelerdesin, çok özlettin kendini..
      Allah haram lokma yemeyi nasip etmesin dediklerin de helalin hoşluğunu tadan insanların ne demek istedikleri çok daha net anlaşılıyor.
      Ayrıca tatsızlıkların olduğu bu zaman da yüzünde tebessüm oluşturabildiysem ne mutlu bana.
      Çok öpüyorum, sevgiler :)

      Sil
  9. postlar da şahane görseller de:) efendim bende 394. izleyicinizim ne kadar da geç kalmısım bütün postlara.. dolu dolu bir blogunuz var epey kurcalayacak gibiyim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 394. İzleyicimin mutluluğunu yaşıyorum şu anda. Hoşgeldin :)
      Çok teşekkür ederim, her zaman beklerim. Fakat görsel konusunda 394. izleyicim kadar başarılı değilim :))

      Sil

Yorum Gönder

Gönlünden geldiği gibi!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Derviş ve Suya Düşen Akrep

Derviş suya düşen akrebi kurtarmak ister...
Elini uzatınca akrep sokar;
Derviş tekrar dener, akrep yine sokar..
Bunu görenler dayanamaz dervişe:
"İyilik yapmak istediğin halde sana zarar verene daha ne diye yardım edersin." der.
...
... Dervişin cevabı mânidardır:

"Akrebin fıtratında sokmak var,
benim fıtratımda ise yaratılanı sevmek, merhamet etmek;
o fıtratının gereğini yapıyor diye...
Ben niye fıtratımı değiştireyim ?
İyilik... merhamet... vicdan... ...Gibi saatlerce sayabileceğimiz onlarca güzel duygu barındırmaktayız ruhumuzda. Bunların bazıları öyle güzel zamanlarda kanat çırpıyor ki o zaman yaşama sebeplerimiz, umutlarımız, tahayyüllerimiz de kanatlarını alııp en güzel yerlere götürüyor bizleri...

Suluhan Pazar Günleri Açık mı?

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.  Suluhan'a gittim, öğrendim.  Pazar günleri kapalıymış, şimdi içimiz rahat edebilir :)
Bu da nesi? diyenler için hemen söyleyeyim; Suluhan Çarşısı yazımın ardından arama motoruna en sık düşen arama, Suluhan pazar günleri açık mı? sorusu oldu. Konuya bu yazı ile açıklık getirmiş olduğumu düşünüyorum. 

Ayrıca Suluhan'a gittiğinizde, mutlaka ama mutlaka ahşap yakma sanatının icra edildiği yeri ziyaret etmelisiniz :)
Bir de bugün arama motorum da gördüm, çok hoşuma gitti. **''Sevdiğime güvenmek isteyirem'' diye.  Çok haklısın.  İnsan sevdiğine güvenmek ister :)



Teyze Oldum

Küçük bir el dokundu kalbimize.
Minicik
Sıcacık
Mis kokulu
Rabbim cennetinden bir koku gönderdi.
Biz de doyasıya içimize çekip defalarca şükrettik.
Gördüğün, hissettiğin duyduğun her şey bir nimet esasında.

Doğum aynı anda bir çok mucizeye şahit olunan bir sahneymiş. Hayatın en tatlı, en heyecanlı koşuşturmalarındanmış. Ablam pamuk prenseslik dönemlerini yaşıyor şu günlerde.. 'Altını ben değiştirebilirim, kıyafetlerini değiştirebilirim, sen kalkma bebeği ben kucağına veririm, taşır, sever, koklarım diye ablamın etrafında dolaşıyorum.' İkinci defa teyzelik duygusunu tadıyorum elhamdülillah. Annelik nasıl bilmem ama teyzelik çok eğlenceli, keyifli, heyecanlı :) Allah isteyen herkese hayırlı sağlıklı sıhhatli evlatlar sahibi olmayı nasip etsin, içinde de bana ^.^